KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/735 E., 2025/11873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/721 Esas, 2024/410 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/322 Esas, 2019/173 Karar
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ..., köyü 49 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydında tarla olduğunu, bilirkişi raporunda da tarla olarak değerlendirildiğini, ayrıca taşınmazın kıymetinde ve %200 objektif değer artışı uygulanarak arazi değerinin 65,40 TL/m²ye çıkartıldığının belirlendiğini, taşınmazın değerini etkileyen objektif faktörlerin bir çoğu kapitalizasyon faiz oranı (%4) hesaplanırken de göz önünde bulundurulduğundan %200 oranında abartılı bir objektif değer artışının kabul edilmesi mümkün olmadığını,
kıymet takdiri gelirlerin kapitalizasyon yöntemine göre yapılırken münavebede kabul edilen değerlerin müvekkil idare aleyhine olarak uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranının sulu arazilerde %5, kuru arazilerde %6 olarak alınması gerektiği hâlde, yerel mahkemece %4 olarak alındığını, yerel mahkemece idarece vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre objektif değer artışı ve kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, nitekim idarece düzenlenen kıymet takdir tutanağında dahi dava konusu taşınmaza %175 oranında objektif değer artış oranının takdir edildiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu,
her ne kadar değerleme yılı olan 2018 yılına ait tarımsal veriler esas alınmak sureti ile bedel tespiti yapılması gerekirken, bir önceki yıl olan 2017 yılına ait veriler esas alınmak sureti ile hesaplama yapılması yerinde değilse de istinaf eden tarafın sıfatı itibari ile bu hususun eleştirilmesi ile yetinildiği belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/735, K. 2025/11873, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama