KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/7500 E., 2025/15153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1199 Esas, 2023/2162 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/651 Esas, 2023/552 Karar
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., ... köyü 1 95... parsel(eski 310 parsel) sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedeli ile dava konusu taşınmazın dava tarihine kadar kullanımdan kaynaklı kira bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile el atılan alanın tapu kaydı iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemenin hatalı karar verdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, emsal taşınmazlar değerlendirmeye alınmadan karara çıkarıldığını, hesaplamaların eksik olduğunu, %40 düzenleme ortaklık payı kesintisinin yanlış olduğunu ve davalı tarafın istinaf dilekçesini kabul etmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hatalı karar verdiğini, taşınmaza emsal olarak seçilen taşınmazın satışının hisseli bir satış olduğunu, emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, emlak rayiç ve imar durumunun raporda belirtilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, el atılan dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesine uygun, emsal esasına göre emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak değer biçilmesinde, dava konusu taşınmaza 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi gereğince uygulama kadastrosu yapılmış olması ile İlk Derece Mahkemesince taşınmazın bu nedenle oluşan son geometrisine göre el atma alanlarının belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği;
ancak dava konusu parselin bitişiğinde bulunan Muş ili, ..., ...
Mahallesi 341, 4 55... parseller (eski kültür mahallesi 50... parsel) için 2014 yılı değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatı 314,82 TL belirlenerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/2500 Esas, 2020/7674 Karar sayılı kararı ile denetimden geçtiği gözetildiğinde TÜİK(Yİ-ÜFE endeksine göre bu taşınmazların dava tarihi itibarıyla güncel halinin 434 TL olduğu tespit edilmiş olup, bu durumda belirtilen taşınmazların bitişiğinde bulunan dava konusu taşınmaz için 2018 değerleme yılında belirlenen 354,00 TL/m² bedel düşük olmakla birlikte,
İlk Derece Mahkemesince ilk kararla belirlenen birim bedel olan 231,09 TL/m²nin sadece davalı kurum tarafından istinaf edildiği ve bu nedenle usuli kazanılmış hak ilkesi söz konusu olduğundan dava konusu taşınmaz için ilk raporda hesap edilen 2018 değerlendirme tarihi itibarıyla 231,09 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğuna kanaat getirildiği ve bu bedel üzerinden Dairelerince hesaplama yapılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değeri ve ecrimisil bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi uygundur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7500, K. 2025/15153, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama