KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/769 E., 2025/12899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/745 Esas, 2024/309 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/199 Esas, 2022/301 Karar
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve asli müdahil vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzenine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 94... (eski 1513) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve asli müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; asli müdahil lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının 1522,21 m² olduğu ve yol geçirilmek suretiyle el atıldığı ve C ile gösterilen alanın yolun alt kısmına kaldığı ve 1526 m² olduğu, Mahkemece A ve C’nin toplam bedeli hüküm altına almış olmasına karşın sadece A’nın (1522,21 m²) alanını yazarak yol olarak terkini hükmü tesis etmesinin infaz aşamasında sıkıntı doğuracağı anlaşıldığından hükmün bu yönüyle de düzeltilmesi gerektiği kanaatine varıldığı,
Mahkemece el atmanın 1983 yılı öncesi kabulü ile buna maktu vekâlet ücreti hesaplaması yerinde ise de yargılama giderlerinde nispi harca hükmetmesinin doğru görülmediği, bu itibarla davacılar ve asli müdahil vekillerinin istinaf başvurularının reddine, kamu düzenine ilişkin olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda terkin edilen kısmın hatalı gösterilmesi ve maktu harca hükmedilmesi gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının kullanılamadığından tamamı yönünden bedel hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı bulunduğunu, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/769, K. 2025/12899, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama