KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/7932 E., 2025/13367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1054 Esas, 2025/509 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/194 Esas, 2024/4 Karar
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., Mahallesi 7 55... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ilekamulaştırma bedelinin eksiksiz ve tam olarak yatırılması için davacı yana usulüne uygun olarak süre verildiği anlaşılmış olup, her ne kadar davacı idare vekilince eksik kamulaştırma bedelini 03.01.2024 tarihinde, karar tarihinden önce yatırdığını beyan etmiş ise de, eksik kamulaştırma bedelini depo ettiğine dair dekontu karar tarihinden sonra 11.01.2024 tarihinde mahkemeye sunduğu, verilen sürenin kamulaştırma bedelinin yatırılması ve dekontun mahkemeye sunulması için gerekli olan süreyi kapsadığı,
davalılar vekilinin aşamalarda kamulaştırma bedelinin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddini talep ettiği, yine davacı idare tarafından verilen istinaf dilekçesine karşı davalılar vekilince kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesi yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı anlaşıldığından, davanın kamulaştırma bedelinin süresi içinde depo edilmemesi nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7932, K. 2025/13367, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama