KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/996 E., 2025/10731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4643 Esas, 2024/2441 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1558 Esas, 2024/1269 Karar
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) dayalı olarak açılmış ortak alanlardaki ve davaya konu bağımsız bölümlerdeki projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... Mahallesi 12628 ada 198 parselde bulunan ana taşınmazda C3D2 blok 2 numaralı bağımsız bölümün davalının kullanımında olduğunu, kat maliklerinden izin almadan ana taşınmazın mimari projesine ve dekorasyon şartnamesine aykırı olarak pergole ve pergole altını cam balkon ile kapattığını belirtilerek projeye aykırı kullanımların mimari projesine uygun hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümün tamamının 06.10.2023 tarih ve 38985 yev. sayılı satış işlemi ile ... adına kayıtlı olduğu görülmekle, davalı ...'ün taşınmazda malik olmadığı, kiracı veya taşınmazdan sürekli yararlanan olduğu yönünde dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ilgili bağımsız bölümde ikamet ettiği ve sürekli şekilde kullandığı sabit olmasına karşın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 634 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde de belirtildiği üzere davalının sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece celp edilen tapu kaydına göre dava konusu bağımsız bölümün malikinin 06.10.2023 tarihinden itibaren dava dışı ... olduğu, dava tarihi olan 21.10.2022 tarihinde ise malikin dava dışı ... olduğu, dava dilekçesinde davalının ... olarak gösterildiği ancak davacı tarafından gönderilen ....
Noterliğinin 18.05.2022 tarihli ve 8020 yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtilen T.C. kimlik numarasının ... 'e ait olduğu, ... 'ün de tapu maliki ...'ün eşi olduğu, ... isimli bir kişinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a dayalı olarak açılmış ortak alanlardaki ve davaya konu bağımsız bölümlerdeki projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin olmadığı gözetilerek davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/996, K. 2025/10731, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama