KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/11181 E., 2010/7250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık savunmanı Av. ...’nın 27/10/2004 tarihli oturumdan sonra yargılamaya katılmaması ile ilgili herhangi bir mazeret bildirmediğinin anlaşılması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanığa zorunlu savunman atanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde öngörülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, bu maddede öngörülen hakları kullanmaktan yoksunluk, kasıtlı suçtan hapis cezasına hükümlülüğün doğal sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, aynı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, gündüzleyin yakınana ait evin kapı kilidini kırarak içine girip hırsızlık suçunu işlediği, yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında;
eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan da hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/11181, K. 2010/7250, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama