KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/11789 E., 2012/1117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma, yalan tanıklık, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm katılan ... vekili duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yasal süresinden sonra katılan ... vekili tarafından yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yalan tanıklıktan, sanık ... hakkında ise 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar ..., ... ve ...’in eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 286/1.maddesindeki yalan tanıklık ve sanık ...’un 6136 sayılı muhalefet suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16.03.2004 -05.04.2004- 03.06.2004 günlerinden inceleme tarihine kadar; geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ..., ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde
Sanık ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/14620 hazırlık numarası ve 17.06.2004 tarihli iddianame ile yağma suçundan cezalandırılması için 765 sayılı TCK’nın 498, 522, 31, 33. maddeleri gereğince dava açıldığı halde, karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararına yönelik katılan vekilince yapılan temyiz incelemesinde;
Katılanın aşamalardaki beyanlarında, kendi konutunda sanık ...’un silah tehdidi ile zorla senet imzalatmak istediği, katılanın imzalamak istememesi üzerine, evden ayrıldıkları evin site içerisinde bulunması nedeni ile güvenlik bulunduğu,
giriş ve çıkış saatlerinin buradan belirlenebileceği, sanıklardan ...'ın, katılan ile diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın ellerinde bulunan hisse senetlerini satmasını kendisinden istediklerini, müdahille arasındaki bu anlaşmayı yüzde 15 komisyon almak üzere protokole bağladıklarını ve senedi de müdahilin komisyon karşılığı olarak verdiğini, sanıklardan ...’in Cumhuriyet Başsavcılığındaki 03.06.2004 tarihli ifadesinde "...'a hisse aldırmak için silah doğrulttuğunu söyleyebiliriz, ... hisse senedi aldırmak istiyordu, ... almak istemiyordu,
bu yüzden tartışma oldu ve ... hedef gözetmeden belinden çıkardığı silahı eline aldı ancak müdahale edildi" şeklinde beyanda bulunması karşısında; olay tarihinde adı geçen kişilerle ilgili olarak borsada hisse senedi satışı yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa kimin hesabı üzerinden yapıldığı, müdahil ile ... isimli sanığın borsada işlem yapma yetkisinin ve haklarında işlem yasağının bulunup bulunmadığı ve bu sanığın öne sürdüğü şekilde işlem yapıp yapamayacağı araştırılarak ve savunmada öne sürülen şekilde lot alım satımının mümkün olup olmadığı,
protokoldeki ifadelerle sanık ...'ın savunmasındaki beyanların birbirleriyle sermaye piyasası işlemleri yönünden örtüşüp örtüşmediği hususları ile dosya içinde bulunan Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun 08.04.2004 tarihli yazısı da dikkate alınarak ilgili kuruluştan sorulup, bunların sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/11789, K. 2012/1117, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama