KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/17437 E., 2010/4246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı Kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafi atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı ve yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı nazara alındığında, tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş,
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait aracın kapısı zorlanmak suretiyle açılıp içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından;
kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan aracın kapısını açıp teyp ve kolonlarını çalan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/17437, K. 2010/4246, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama