KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/20708 E., 2010/15328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2004 gün ve 2004/142-267 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2005 tarihinde lehe yasa hükümlerinin belirlenmesi için dosyayı iadesi üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ...’nin tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1-Sanığa ait adli sicil kaydında gözüken ilamın onaylı örneği getirtilerek, silinme koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenip sonucuna göre; hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Uzlaşma kurumunun uygulama prosedürünü düzenleyen ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan genel norm niteliğindeki 5237 sayılı TCK.nun 73/8. maddesinde, anılan kurumun uygulanabilmesi için suçtan zarar görenin, gerçek kişi veya özel hukuk kişisi olmasının öngörüldüğü ancak suça sürüklenen çocuklarla ilgili uzlaşmanın düzenlendiği, özel norm niteliğindeki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24/1. maddesinde, suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk kişisi olma koşulunun aranmadığının anlaşılması karşısında.
5395 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca sanığa ve yakınan kurum yetkili temsilcisine yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/20708, K. 2010/15328, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama