KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/5128 E., 2010/1156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Görevlilere Mukavemet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın 5237 sayılı Yasaya göre de suç oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu,
sanıkların yakınana ait evin sağlam ve muhkem bahçe kapı kilidini sert bir cisimle kırmak suretiyle hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/1-4, 119/1 c. maddesinde belirtilen birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçlar yönünden değerlendirme yapılmaması,
4-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
5- Sanık ...’nun eylemine uyan 765 sayılı yasanın 493/1, 522, 55/3. 258/2, 55/3 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren aynı suça uyan 5237 sayılı yasanın 142/1-b, 143/1, 31/3, 50/1-a, 52/2; 116/1-4, 119/1 c, 31/3, 50/1 a, 52/2; 151/1, 31/3, 50/1 a, 52/2; 265/1-4, 31/3, 50/1 a, 52/2 maddeleriyle 5395 sayılı yasanın 24 maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 sayılı Yasa hükümlerinin; aksi takdirde ise hırsızlık suçu yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi gerekliliği,
6-Sanık ...’ın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522; 258/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1; 116/1-4, 119/1-c; 151/1; 265/1-4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması durumunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, hırsızlık suçu yönünden 765 sayılı Yasanın, memura direnme suçu yönünden ise 5237 sayılı yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
7-5237 sayılı Yasada cezaların toplanması düzenlenmediği, her bir suç için hükmolunan cezaların bir birinden bağımsız cezalar olduğu ve ayrı ayrı infazı gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde toplanmalarına karar verilmesi,
8-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş olması,
9- Adli Emanete kayıtlı suça konu eşyalarla ilgili bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/5128, K. 2010/1156, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama