İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/10391 K.2012/11803

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2002 ve 30.03.2007 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2007/10391Karar2012/11803Tarih29 Mayıs 2012Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2007/10391 E., 2012/11803 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2012
Mahkemesi
İstanbul 1.Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi
Suçlar
Yağma, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, örgüt adına faaliyette bulunmak, yardım etmek ve suç işleyenleri saklamak
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2002 ve 30.03.2007 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:

Sanık ... hakkında suç işleyeni saklamak suçundan 765 Sayılı TCK'nın 269/1, sanıklar ..., ... ve ... ...'ın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suçundan eylemlerine uyan aynı Yasanın 314/1. maddelerinde belirtilen suçların gerektirdiği cezaların türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçların işlendiği 03.03.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

II-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütü kurmak ve suç örgütü adına faaliyette bulunmak ile yağma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince:

Yağma suçuyla ilgili olarak kurulan hükümde; yukarda açıklandığı üzere sanıkların yakınan ...'ı zorla kaçırıp üzerinde bulunan para ve değerli eşyayı almaları suretiyle yağma suçunun tamamlandığı, sanıkların yakınanın babası olan yakınan ...'a telefon ederek oğlunun öldürülmesini istemiyorsa fidye vermesi gerektiği söylenerek tehditle para istemelerinin ayrı bir yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmasına karşın, mahkemenin eylemi bir bütün halinde tek suç kabul etmesi karşı temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; yağma suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve örgüt adına faaliyette bulunmak suçlarıyla ilgili olarak kurulan hükümde: "5237 sayılı TCK'nın 220 ve 4422 sayılı Yasanın 1. maddesinde düzenlenen "Suç işlemek için örgüt kurmak ve örgüt adına faaliyette bulunmak" suçlarının işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir.

Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişi veya daha fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.

Somut olaya gelince, daha önceden birbirlerini tanıyan ancak birlikte suç işlememiş olan sanıkların hep birlikte sanıklardan ...'nun yönlendirmesiyle kuyumculuk yapan ve ekonomik durumu iyi olan yakınan ...'ı kaçırıp üzerinde bulunan değerli eşyayı yağmalamaya ve babası olan diğer yakınan ...'dan oğluna zarar verecekleri tehdidiyle para istemeye karar verdikleri, 3.3.2000 günü sanıklar ..., ..., ... ve ... isimli şahısların yakınanın önüne çıkarak zorla arabaya bindirdikleri, araçla yolda giderlerken yakınanın üzerinde bulunan cep telefonu ve 40 milyon TL. para ve altın künyeyi aldıkları,

yakınanı ... ilçesindeki sanık ... ...'a ait boş olan tavuk çiftliğine götürdükleri, sanık ...'in arabayla giderek sanık ... ve ...'i olay yerine getirdiği, yakalandığı sırada polisle girdiği silahlı çatışma neticesinde ölen ... isimli şahsın yakınan ...'ı telefonla arayarak 100.000 Dolar ve 1 kg.altını otoban kenarında söyledikleri yere getirmesini, aksi takdirde oğlunu öldüreceğini söylediği, daha sonra sanık ...'in sanıklar ... ve ...'i olay yerinden götürerek ...'ın bir akrabasının evine bırakıp geri döndüğü,

sanıkların yakınanın cüzdanında bulunan kredi ve bankamatik kartının şifrelerine yakınandan zorla öğrendikleri, yakınanın başında sanıklar ... ve ...'u bırakarak, sanık ... ve ... isimli şahısların araçla İstanbul'a gittikleri, ancak bankamatik cihazının kartları yutması nedeniyle para çekemeden bir gün sonra ...'na geri döndükleri, bu sırada bindikleri taksinin kaza yapması üzerine ... isimli şahsın kız kardeşi olan ...'ın evine gittiği, bir iş yaptıklarını,

alacakları paranın bir kısmını da saklaması için kendisine vereceğini ama öncelikle bir taksi bulması gerektiğini söylemesi üzerine ...'ın daha önceden tanıdığı ... isimli ticari taksi çalıştıran şahsı arayarak çağırdığı, araca sanık ... ve ... isimli şahısların bindikleri, yolda da diğer sanık ...'ı alarak yakınan ...'nin parayı bırakacağı yere gittikleri, olay yerine yaklaşık 300 metre mesafede aracı durdurdukları araçtan ... ve ...'un inerek fidyenin bırakıldığı yere geldikleri,

burada olay öncesinde gerekli tertibatı almış olan polisler tarafından durmaları ikaz edilmesine rağmen ... isimli şahsın polislere silah çekmesi üzerine çıkan çatışmada ... isimli şahsın öldüğü ve ... isimli sanığın yakalandığı, bu sırada sanık ...'nun ... isimli şahsı telefonla aradığı, polislerin telefonu sanık ...'a verdikleri, ...'ın telefonda bir sorun olmadığını söylemesine rağmen, durumdan şüphelenen ...'ın mağdur ...'ın başında bekleyen sanıklar ... ve ...'a telefon ederek bir sorun çıktığını olay yerinden ayrılmaları gerektiğini söylemesi üzerine,

... ve ... isimli sanıkların yakınanı ormanlık bir alana götürüp üzerinde bulunan altın zincir, kol saati ve montu alarak yakınanı serbest bırakıp olay yerinden kaçtıkları olayda; sanıkların başka kişilere yönelik eylemlerinin bulunmadığı, bu amaçla bir araya gelmedikleri; örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte oldukları anlaşılmakta ise de, aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında uygulama koşullarının bulunmadığı gözetilmeden;

sanık ... hakkında örgüt kurma diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise örgüt adına faaliyette bulunmak suçlarından beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

2-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,

Kabule göre de; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 499/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verildiği halde 4422 sayılı Kanunun 1/6. madde tatbik edilerek cezalarının artırılması gerekirken uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ... savunmanları ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/10391, K. 2012/11803, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/10391
Karar No
2012/11803
Tarih
29 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/12654 K.2012/11395
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/2408 K.2012/11652
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/3917 K.2012/17212
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8184 K.2012/11477
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8562 K.2012/11195
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8902 K.2012/11418

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.