KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/10612 E., 2010/16022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmünün değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1,62,522/1.(pek hafif) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,35/2,145/1,62/1,53,116/1,62/1,53,151/1,62/1,53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmü bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın mahkeme tarafından yeniden yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- 5275 Sayılı Yasanın 99/1.maddesi gereğince,hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/10612, K. 2010/16022, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama