KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/11367 E., 2010/1904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
5237 sayılı CMK’nın 150/3.maddesinde 5560 sayılı Yasanın 21.maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda zorunlu savunman atanması öngörüldüğünden,tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye katılınmamış; hırsızlık suçunun işlendiği binanın inşaat halinde olduğu ve kapısının bulunmadığı anlaşıldığından uygulama maddesinde isabetsizlik görülmemiş;
mağdurun inşaatın merdiveni üzerinde duran suça konu cep telefonunun çalındığını anlaması üzerine dışarı çıktığı ve inşaatın sahibinden biraz evvel dışarı çıkan birinin olduğunu öğrendiği,sokakta gitmekte olan sanığın peşinden giderek yakaladığı ve üzerinde bulunan telefonunu aldığının oluşa uygun kabulden anlaşılması karşısında,izlemede kesinti oluştuğu ve bu nedenle suçun tamamlandığı gözetilmeden,kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesi ile cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;dosya içeriğine,uyulan bozmaya,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli
ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b),(c) ve (d) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ...’ün temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar;(c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/11367, K. 2010/1904, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama