KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/1147 E., 2011/2137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların, olay günü yakınan ...’ın işyerine girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK.nun 116/4,119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde temel ceza belirlenirken uygulanan yasa ve maddesi gösterilmemiş ise de; yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamış, sanıklar hakkında hırsızlık suçunun gece işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCY’nın 143. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılırken, 3 yıl 9 ay yerine 3 yıl 6 ay olarak eksik hapis cezasına hükmolunması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz itirazlarına gelince
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
2- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak ve hüküm fıkrasından cezaların toplanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/1147, K. 2011/2137, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama