KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/14564 E., 2012/5819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma-Kasten yaralama
- Hüküm
- 765 sayılı TCK. 456/2, 457/1,51/1,59, 36,40, 492/3, 522, 523,59,71. Md. Sonuçta 1 yıl 10 ay 6 gün hp. 647 S.K. 6 md. Erteleme.
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Usul işlemler yapıldığı sırada yürürlükte bulunan yargılama yasası hükümlerine tabi olacak ve ceza yargılaması sırasında, yasa değişikliği olduğundan yeni yasa hemen uygulanacak ancak bu durum önceki yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde o yasaya uygun biçimde yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi yenilenmesini de gerektirmeyecektir.
Bu ilkenin sonucu olarak kamu davasına katılma konusundaki yasal düzenlemeler incelendiğinde;
1412 sayılı CMUK.nun 365.maddesi gereğince suçtan zarar gören herkesin davaya katılması olanaklıdır. Davaya katılma hakkı bulunan aynı Yasanın 366.maddesi uyarınca mercii verilecek bir dilekçede ya da tutanak tutulmak üzere zabıt katibini yapılacak bir beyanla kullanılabilecektir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 237.maddesinde ve 238.maddelerindeki düzenlemeye göre şikayetçi olduğu bildiren kişiye mahkemelerce davaya katılmak isteyip istemediği sorulması hususunda zorunluluk getirilmiştir.
01.06.2005 tarihinden önce sonuçlanan yargılamalarda kamu davasına katılma konusunda 1412 sayılı CMUK.nun 365 ve devamı maddelerine göre işlem yapılmış olması gerekli ve yeterlidir.
Ancak; 5271 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yöntemine uygun bir temyiz başvuru nedeniyle hüküm başka bir hukuksal aykırılıp saptanıp bozulması üzerine yeniden gerçekleştirilecek yargılama da artık yürürlükteki 5271 sayılı CMK. hükümlerine göre yürütülecektir. Şikayetçinin davaya katılması mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında olay incelendiğinde şikayetçi ile vekilinin kovuşturma aşamasında yağma suçundan açılan davaya katılma konusunda usulü uygun başvuruda bulunmadıkları gibi davaya katılma iradesini yansıtır nitelikte istemlerini içeren herhangi bir dilekçeleri de bulunmamaktadır.
Bazı oturumlarda müdahil vekili olarak yazılması yağma (kabule göre hırsızlık) suçundan açılan davaya katıldığını göstermeyip bu sıfatı kazandırmayacağından işlem tarihinde hükmün bu kısmını temyiz hak ve yetkisi bulunmayan şikayetçi ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5320 sayılı Yasanın Ceza Muhakemeleri Kanun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 8.maddesinin 2.fıkrasına göze zuhulen 08.12.2004 tarihli yağma (kabule göre hırsızlık) suçunu da kapsayan şekilde iadesi üzerine yeniden aynı konuda hüküm kurulması yok hükmünde olup,
bu durumun ise şikayetçi ... vekili ve sanık ... savunmanına temyiz hakkı vermeyeceğinden müşteki ... vekili ve sanık ... savunmanının hükmün bu kısmına ilişkin temyiz taleplerinin 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 456/2. maddesindeki kasten yaralama suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 28.06.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/14564, K. 2012/5819, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama