KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/19997 E., 2010/14393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Önceki hükmün aynen infazına
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 29.12.2002 tarihli görgü ve tesbit tutanağının içeriğine, mağdurun anlatımına ve hükümlünün mahkemede doğruluğunu kabul ettiği kolluktaki ifadesine göre, sokakta park halinde duran otomobilin kilitli kapısını zarar oluşturmadan zorlayarak açan ve içinden teybi çalmaya kalkışan hükümlünün eyleminin 142/1.maddesinin (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, anılan Yasa maddesinin (e) bendinin değerlendirmeye esas alınması,
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 62/1,59/2,81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53/1-2-3.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın uygulama sırasında mahkeme tarafından yerinde belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 62/1,59/2,81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53/1-2-3.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın uygulama sırasında mahkeme tarafından yerinde belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, arttırma ve indirme oranlarının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4- Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 33. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/19997, K. 2010/14393, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama