KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/22873 E., 2010/15932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden sanık ...’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2005 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ve adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş gurubunda olduğu gözetilerek hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, adli sicil kaydındaki cezaların para cezasından ibaret olduğu dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca, anılan Yasa maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/22873, K. 2010/15932, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama