KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/23274 E., 2010/13436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık ve 2 arkadaşının, demir kapısını zorlayıp camını kırmak ve kilit dilini eğmek suretiyle yakınana ait işyerine girdiklerinin anlaşılması karşısında; kapının sağlam ve dayanıklı olup olmadığı yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenerek eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1-son, maddesinde yazılı hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığı saptanarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın kapı ve kilit sisteminin sağlam ve dayanıklı olduğunun belirlenmesi halinde 493/1-son, (sağlam ve dayanıklı olduğunun belirlenememesi halinde 492/1-son), 61, 55/3, 522. maddeleriyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 35, 31/3, 53; 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uygulama olanağı bulunan koşullara göre de, uzlaştırma girişiminde bulunularak, lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-) Uygulamaya göre de;
Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın suçu kabul etmediği biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/23274, K. 2010/13436, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama