KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/24938 E., 2012/5143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma (senet
- Hüküm
- Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan ...'nün, kamu davası açıldıktan sonra 08.10.2002 tarihli oturumda; sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirmesi ve kovuşturma evresindeki vazgeçmenin katılma hakkından da vazgeçmeyi içermesi karşısında, yakınanın vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık ..., ... ve ...'nün temyiz itirazlarına gelince;
Yakınan ...'nın 21.04.2000 tarihli şikayet dilekçesi ve poliste; babası ...'ün, 1996 yılında öldüğünü, ... (...), ...
Hakkının, babası ölmeden önce 2000 yılında borç alıp senet verdiklerini, ödemesini isteyince ödesek de yedirmeyiz dediklerini, senedi Av....'ye verip icrada tahsilini istediği, 20.03.2000 günü ... (...) yanında bulunan kişilerle avukata gidiyoruz diyerek aracı durdurduklarını, ... (...)'in silah zoruyla senedi imzalattırdıklarını, bu bana imzalatılan belge ile dava açtıklarını, mahkemedeki beyanında sanık ... ile kardeşi ...'e borç verdiğini, senet aldığını, ödemeyip belge imzalatmak istediklerini, araçta ... ve ... dışında iki kişinin olduğu halde avukata gideceğiz diye alıp ...'nin silah zoru ile belge imzalattığını,
2000 markı ben değil babam vermişti dediği, uyaptan alınan aile nüfus kayıtlarına göre, yakınanın babası ...'ün 15.11.1996 tarihinde öldüğü anlaşılmış, sanık ..., 27.04.2000 tarihinde poliste, müştekinin babasından 1995'te 2000 DM borç alıp senedi verdiğini, 1996'da ... ölmeden ödeme yaptığını, senedi istediğini, üstümde yok veririm dediğini, bilahre yakınandan istediğini, yırttım attım deyip bu belgeyi verdiğini, bu tarihten 3 ay önce verdiğini, olay günüde yakınanı adliyeye bıraktığını, ancak iddia edilen olayların olmadığını,
beyan ile tanık gösterip mahkemede aynı nitelikle açıklamada bulunmuştur. ... tanık ve müşteki sıfatında alınan beyanında ...'den tarlasını kiralayıp senet verdiğini bunu buğday ve nakitle ödemesine karşın yakınanın senedi takibe koyduğunu 08.10.2002 tarihli beyanın da ise ... ve ...'den şikayetçi olmadığını açıklamıştır.
Sanık ..., ...'dan 2000 Mark alacağı olup senedi bu nedenle kabul edip aldığını, keşidecisini hatırlamadığı senedi, eniştesinin avukata bıraktığını, ödenmediğini belirtmiştir.
Tanık ... ...; ... ölmeden tarlasını ...'ye kiraladığını, kira karşılığı buğday verdiğini, onların da ...'e boş senet verdiklerini, 1300 hak buğday o gün için 2000 DM olup ödemeyi buğday olarak yaptıklarını ... ve ... eşi de orada olduklarını, senedi hallederiz dediklerini, 6 ay sonra ...'ün ölmesiyle yakınan ... bunu bulup takibe verdiğini, oysa ki ...'ün ölmeden önce alacağını aldığını; tanık ... ... ...'ün babası olduğunu, ancak ...'den alacağı olduğunu bilmediğini, babasının tarlasını kiraya verip karşılığında buğday aldığını, tanık ... ... ise;
yakınanın ...'ün ölen babası ...'ün yakını olup ... (...) ile tarım işleri olup, ... hasta iken alacağın, borcun var mı diyince yok dediğini, ...'ün teyzeoğlu olduğunu belirtmiştir.
Tanık ... ...; oğlu yakınan o gün bir arabaya bindiğini, geciktiğini, avukatınız ... ve katibi ... ile karşılaşıp anlattığını oğlu gelip sorunca zorla belge aldılar dediğini, tanık ...'in beyanında; yakınanın geldiğini, avukat ...'yi sorduğunu, konuşmaya gittik deyip avukat ... ısrar edince belge aldıklarını söylediğini, şikayet et dediklerini, tanık ... ... ..., avukat olduğunu, ... "oğlumu koluna girip götürdüler, müdahale edemedim" dediğini, mağdurun yanına geldiğini, sorduğunu, belge imzalattılar dediğini, tanık ..., sanık ...'un kaynı olduğunu, müştekinin alacak borç işini bilmediğini beyanettiği, tanık ... ...;
...'nin kaynını icraya verdiğini ve yarcımcı ol dediğini, avukat ...'yi tanığını ve oraya gideceklerini söylediği, tanık ... ...; dükkanda ... ve kaynının tartıştıklarını, ...'un avukata gitmeye gerek kalmadığını söylediğini beyan ettiği, tanık ... beyanında, ..., ... ve iki kişinin dükkanına deri montu almaya geldiklerini, birinin daha olduğunu, adının ... olduğunu öğrendiği şeklinde açıklamada bulunduğu,
... sayılı Çankırı İcra Müdürlüğünde icra takip dosyasında takibe konu olan senedin tanzim tarihi 15.02.1998, vade tarihi 02.01.1999 2000 DM bedelli, borçluları ..., ..., alacaklının ... olup, senedin ...’a ciro edilip 25.01.2000 tarihinde takibe konulduğu, borçlu ... için tebligatın eşine 08.02.2000 borçlu ...’e 08.02.2000 tarihinde bizzat tebligatın yapıldığı, 06.04.2000 günlü haciz tutanağı ... eşi ...’ye adresinde yapıldığı, malın yediemin Adem’e bırakıldığı, ...'in eşi Hatice'nin istihkak iddiasında bulunduğu, talebinin reddedildiği,
16.03.2000 tarihinde muhafaza tutanağı tutulup ...’in borcu 3 1.05.2000 tarihine kadar ödeyeceğini bildirdiği, Alacaklı vekili 16.05.2000 tarihinde muhafaza ve satış talebinden vazgeçtiği ve satışın düştüğü ve takibe devam olunmadığı anlaşılmıştır. ... ve ...'nün 23.03.2000 tarihli şikayet dilekçesi ile bedelsiz senedi tahsile koyan ... ve ...’dan şikayetçi olup adı geçenler hakkında Çankırı Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, 2000/348 esasına kayıtlı davanın 04.06.2002 tarih, 2002/194 karar sayısı ile eldeki dosya ile birleştirme kararı verilip yargılamaya devam olunmuştur.
Müşteki ... 1996 tarihinde ölen babası ... ile sanık ... (...) ve kardeşi ...’in tarla kiralama ve karşılığını buğday olarak ödeme şeklinde tarım ilişkileri olup, bu nedenle açık senet verdikleri, kira olarak ödeme yapılmasından sonra sanık ... (...)’in bu defa ölen ...’den borç para aldığı, bu nedenle ölen ...’ün açık senedi elinde tuttuğu sanık ... (...)'in, borcunu ödediğini, senedini geri alamadan asıl alacaklı ...’ün öldüğü,
sanık ...’nin durumu mirasçı yakınanın ...’e aktardığı yakınan ise anılan senedi evde bulup kendisini alacaklı gösterecek şekilde tanzim ve vade tarihleriyle tamamlayıp takibe koyması üzerine sanık ...’nin bu durumu sonlardırmak için yakınan ile tartışıp protokol belgesini alıp sonra da yakınan ... ve senedi takibe koyan ...’yü bedelsiz senedi takibe koyması şeklinde 23.03.2000 tarihinde şikayet edip haklarında dava açılmasından sonra, yakınan ...'nın şikayetçi olduğu da dikkate alındığında öncelikle dosyaya yansıyan iddia, savunma ve deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde iddia ve savunmaya göre;
birini diğerine üstün kılan nedenlerin açıklanıp tartışılmadan yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/24938, K. 2012/5143, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama