KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/3890 E., 2011/6843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık savunmanı, hükümlü savunmanı ve hükümlü ...
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
sanığın, hakkındaki hüküm kesinleşen suç arkadaşı ... ile birlikte belirlenemeyen bir saatte yakınana ait işyeri kapısının sağlam nitelikteki zincirini kırarak içeriden normal değerdeki tamir malzemeleri ve oto teybi çalması eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip, bu suçlarla ilgili bir hüküm kurulmaması, 765 ve 5237 sayılı Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında.
5237 sayılı TCY.sı uyarınca verilen sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
09.10.2003 gün ve 2003/153 – 478 sayılı hükmün sanık ...’ın yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 22.09.2005 gün ve 2004/8015 – 2005/9847 sayılı ilamıyla adı geçen sanık yönünden 5237 sayılı TCY.nın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe hükmün belirlenmesi için bozulduğu ve bozmadan temyiz isteği reddedilen ...’ın da yararlanmasına karar verildiği, hükümlü ...’ın temyizi bulunmadığından,
adı geçen hükümlü yönünden hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip,
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlü ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/3890, K. 2011/6843, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama