KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/4784 E., 2011/7421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Hırsızlık yapmak için yakınana ait işyerinin camını kıran ve içeri giren sanık hakkında mala zarar vermek ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması.
28 ve 29 Ekim 2005 olan suç tarihinin iddianamede ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi; cezada arttırma maddesi olarak kabul edilen ve sanık hakkında kısa ve gerekçeli kararda uygulanan 5237 sayılı TCK'nun 143/1. maddesinin “yasa ve madde numarası” olarak kısa kararda yazılmaması yerinde tamamlanması olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş.
5237 sayılı TCK’nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı,
“değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak,yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden,bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
yakınanın anlatımına ve mahkemeye sunduğu dosya içinde bulunan telefon faturası görüşme ayrıntısı listesinin içeriğine göre, hırsızlık suçunun işlendiği yerde bulunan telefon ile sanığın yaptığı görüşmelerin saat 23.38'de başladığının anlaşılması karşısında, suçun gece vakti işlendiği belirlendiğinden tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/4784, K. 2011/7421, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama