KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/950 E., 2010/16581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dsya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Acak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, belirlenmeyen bir zamanda yakınan’a ait eve şahsi çeviklikle çıkıp balkon kapısını da zorla açtıktan sonra hırsızlık yaptığının ve mağdurun şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık ve aynı yasanın 116/1. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozmak suçları yanında aynı yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yakınanın anlatımlarına göre, sanığın evden ayakkabı ve elbise hırsızladığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabulü ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
4-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Erzurum 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2001 gün ve 168/307 sayılı ilamının infaz tarihini gösterir biçimde onaylı örneği getirtilmediği gibi adli sicil kaydında yer alan ilamların da yerine getirildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gözetilmeden, 765 sayılı TCY’nın 81/2. maddesinin uygulanması ve aynı yasanın 522/1. maddesinin lehe hükümlerinin uygulanmaması,
5- CMK’nun 232/2-c maddesi gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmemesi,
6- Gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemesi suretiyle 5237 sayılı CMK’nun 232/7. maddesine muhalefet edilmesi,
7-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522/1,59. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1; 116/1, 62/1; 151/1, 62/1. maddeleriyle 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 sayılı yasanın; aksi durumda ise uygulamaya göre sanık yararına olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/950, K. 2010/16581, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama