KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/12525 E., 2013/2286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemenin de oluşa uygun biçimde kabul ettiği gibi, sanıkların yakalandıkları 3.8.2006 tarihinden 10 gün önce bir cenaze töreninde karşılaştıkları ve daha önceden tanıştıkları yakınanlardan ...’ı, "Biraz yürüyelim" diye ıssız bir odun deposuna götürüp burada, "Bir yere masraf yaptık" diye tehditle 120 lira para istedikleri, olumsuz cevap üzerine sıkıştırdıkları ve bu sırada yakınanın olay yerinden geçmekte olan tanıdığı tanık ...’ı görüp durumu söylediği,
tanığın müdahalesi sonucu sanıkların yakınan ...’ı darp ederek serbest bıraktıkları, sonradan yakalandıkları günde yakınanların oturdukları semte gidip, karşılaştıkları yakınan ...’ı tehdit ederek 50 lira para aldıkları ve yakınan ...’in evini öğrenip, evden çağırdıkları ve gelen yakınan Yunusemre’den de aynı şekilde para istedikleri, yok cevabı üzerine bıçakla tehdit ettikleri ve para bulup getirmesini istedikleri, para alacağım diye evine giden yakınan Yunusemre’nin ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk güçleri tarafından yakalandıkları olayda;
yakınanların kollukta verdikleri ilk ifadelerinde olay gibi anlatımda bulunup sanıkların para istemelerine ilişkin her hangi bir sebep göstermemiş olmalarına karşın, sonraki tüm aşamalarda, sanıkların savunmaları doğrultusunda sanıklardan borç para aldıklarını söyledikleri, yakınan ...’ın duruşmada, kolluktaki ifadesiyle olan çelişkinin sorulması üzerine, kollukta verdiği ifadenin en doğru olduğunu söylediği, yakınan Yunusemre’nin ise Mahkemedeki ifadesinin doğru olduğuna ilişkin ısrar ettiği;
Sanıkların aşamalarda, "Olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce yakınanlardan Yunusemre’nin tanık ...’den 2.500 lira alacağı alamadığı için tahsil edilmesi için kendilerine müracaat etmeleri üzerine tanıştıklarını ve birlikte tanık Nail’in evine gidip durumu görüştüklerini, tanık Nail’in böyle bir borcum yok demesi üzerine özür dileyip oradan ayrıldıklarını ve sonradan bu yalanı yakınan Yunusemre’nin uydurduğunu öğrendiklerini" söyledikten sonra yakınanlardan olan alacaklarının doğumuna ilişkin olarak sanık ...’ın, soruşturma aşamasında,
sorgu hakimliğinde doğru olduğunu söylediği savunmanının da katıldığı kolluk ve savcılık anlatımlarında “bu olaylar sırasında 120 lira masrafımız olmuştu” demesine karşın, Mahkemedeki savunmasında “…biz bu olaylar olurken kendilerine 120 YTL borç vermiştik, daha sonra bu parayı bize ödemediler, biz bunun üzerine bu parayı kendilerinden istedik …” dediği ve önceki ifadeleriyle olan çelişki sorulunca “120 YTL masrafımız oldu derken benim kastım kendilerine verdiğimiz 120 YTL’lik borçtur, diğer hususlar doğrudur …” dediği;
Sanık ...’nın, soruşturma aşamasında, sorgu hakimliğinde doğru olduğunu söylediği savunmanının da katıldığı kolluk ve savcılık anlatımlarında bu olayları konuşmak için yakınanların evlerine gittiklerini ve burada karşılaştıkları yakınan ...’la konuşurken, yanlarına gelen ...’ın dayısının oğlunun durumu öğrenip bu konuyu kapatmak için kendilerine 50 lira verdiğini, sonraki bir zamanda karşılaştıkları yakınan Yunus’un babasıyla konuşmaya giderken yakalandıklarını söylemesine karşın duruşmadaki savunmasında “…kendilerine Sinan ile birlikte 120 YTL borç vermiştik, daha doğrusu bu parayı ...’a vermiştik, o paranın alınması için kendilerinden para istediğimizden dolayı bu olay meydana gelmiştir…” biçiminde savunmada bulunduğu;
Tanık ...’in aşamalarda, sanıklar ile yakınanları tanımadığını, kimsenin gelip kendisinden alacak istemeye gelmediğini söylediği;
Tanık Nail’in babası tanık Ziya Söylemez’in ise aşamalarda, "Sanıklar ile yakınanları tanımadığını, yaklaşık üç hafta önce birkaç kişinin gelip kendisinden bir arkadaşın senden alacağı varmış, bizim de ondan alacağımız var, bu parayı bize verir misin diye sorduklarını kendisinin de bu şekilde bir borcunun olmadığını" söylemesi üzerine söz konusu kişilerin gittiğini söylediği; Sanık ...’in 17.8.1983, sanık ...’ın 10.10.1983 doğumlu oldukları, yakınan Yunusemre’nin 1991, yakınan ...’ın ise 1989 doğumlu olduğu;
Suç tarihi itibariyle 15 ve 17 yaşında olup çocuk sayılan yakınanlar ile sanıklar arasındaki yaş farkı; sanıkların aşamalarda, olaydan kısa bir süre önce tanıştıkları yakınlardan olan alacaklarının varlık nedenini çelişkili bir şekilde, önce yaptıkları masrafa bağlayıp sonradan borç para verdiklerini ileri sürerek açıklamaya çalışmaları, sanıkların alacak tahsilatı gibi bir işe kalkıştıklarının kabul edilmesi durumunda dahi yaptıkları masrafı ortaya koyup meşrulaştıramadıkları gözetildiğinde, sanıkların haksız bir menfaat temini için yakınanları tehdit ettikleri ve her bir eylemlerinin ayrı ayrı yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/12525, K. 2013/2286, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama