KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/13226 E., 2010/20823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar savunmanı, hükümlü savunmanı
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I. Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün incelenmesinde
Suçun işlendiği 15.06.2002 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’nun 492/9. maddesindeki suç için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II. Sanık ... hakkındaki hükme yönelen temyiz isteğinin incelenmesine gelince
14.11.2003 günlü kararın, sanık ...'in temyizi üzerine Yargıtay'a gönderilmesinden ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesi için iadesinden sonra, sanık ...'ın temyiz isteğinin Mahkemeye ulaştığı, Mahkemece hem anılan sanıklar hem de hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık ... hakkında duruşma açılıp, 04.04.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ün tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 04.04.2006 tarihli ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/13226, K. 2010/20823, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama