KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/15162 E., 2012/3196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığın, 01.12.2007 tarihli bilirkişi raporuna yakınana ait eve gündüz vakti, şahsi çeviklik gerektirecek şekilde girdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1,522/1 (pek fahiş), 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu,
sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra şikayetin devam ediyor olması gözetildiğinde anılan yasanın 116/1 ve 151/1.maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarınıda oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip,
sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın eylemi de yanlış nitelendirilerek 5237 sayılı TCK.nun 142/2-b maddesine göre karşılaştırma yapılması kanuna aykırı ise de sanık hakkında kazanılmış hakkı nedeniyle hükmedilen sonuç cezanın açıkca sanık lehine olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/15162, K. 2012/3196, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama