KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/15440 E., 2012/6016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3, 81/2. maddeleri gereğince 1 sene 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/10/2003 tarihli ve 2002/1600 esas, 2003/774 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemeler ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23 ve 24. madde hükümleri, mahkemesince yeni bir değerlendirme yapılmasını gerekli kıldığından bahisle gönderilmesi nedeniyle, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan mahkemenin 10/11/2005 tarihli ve 2005/626-1254 sayılı kararı üzerine anılan sanığın 765 sayılı Kanun'un 491/3,
81/2. maddeleri gereğince 1 sene 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İSTANBUL 15. Asliye Ceza mahkemesinin 14/09/2007 tarihli ve 2005/974 esas, 2007/706 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11/04/2008 gün ve 2008/21613 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2008 gün ve 2008/095387 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 22/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre; tekerrüre esas alınan Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/09/1996 tarihli ve 1994/2599 esas, 1996/2578 sayılı kararında, sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3, 522/1, 523/1, 55/3 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uygulanmak suretiyle 130.000 Türk lirası ağır para cezasına hükmedildiği, adı geçen mahkumiyetin 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 12/3. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 765 sayılı Kanun'un 81. maddesinin uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin etmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 günlü 2011/235 Esas- 2012/110 sayılı kararında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında.
İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.10.2003 günlü hükmün sanık ... tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2005 gün 2003/203457 sayılı yazısı ile “ 31.03.2005 günlü Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Kanununun 8.maddesindeki 2.fıkrasındaki, Bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilke derece mahkemelerince verilmiş olup,
temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iade edilir” denilerek iade edildiği, mahkemece sanığa resen savunman atanıp, talimatla beyanı alındıktan sonra atanan bu savunmandan sanığın haberdar olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın haberdar olmadığı savunmana tebliğ edildiği ve onun tarafından temyiz edilmediğinden kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,
İstanbul 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2007 tarih ve 2005/974 Esas 2007/706 karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/15440, K. 2012/6016, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama