KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/1754 E., 2012/3572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince
1- Sanık ...'ın, savunmanının katılımıyla kollukta yaptığı savunmasında suçu sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini söylemesine karşın, sonraki aşamalarda sanık ...’in olmadığını ileri sürdüğü ve sanık ...’in de aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip olay gecesi başka bir yerde olduğunu ileri sürüp buna ilişkin tanık dinlettiği, buna karşın, Mahkemece, hükmün gerekçe kısmında,
aynı Mahkemenin 2006/160 esas sayılı dosyasında sanık ...’in olay akşamı suç arkadaşları ... ve ... ile birlikte olduklarına ve ...’ın sevk ve idaresindeki oto ile seyir halinde iken polisin kendilerini takip edip oto ile kaza yaptıktan sonra buradan yaya olarak kaçtıklarına ilişkin beyanı esas alınarak, sanığın olay gecesi ...’la birlikte olduğu gerekçesiyle yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmiş ise de.
5271 sayılı CMK’un 217/1. maddesinde yer alan “hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir” hükmü uyarınca, sanığın olay yerinde olduğuna ilişkin gerekçede kanıt olarak gösterilen Mahkemenin 2006/160 esas sayılı dosyası duruşmaya getirtilip, bunun değerlendirilmesi sağlanıp, gereğince bir örneği de denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulup ,yakınan ...'a karşı suçun işlendiği yer, zaman ve tarih bakımından da bir birliktelik bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre hukuki delillerin takdiri gerekirken eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
3- Sanığın mükerrirliğine esas alınan Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2001 gün ve 337-616 sayılı 765 sayılı TCK'nun 493/1, 65/3, 522, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereğince 1.262.308.320.TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 27.06.2001 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünde 765 sayılı TCK.nun 55/3. maddesinin uygulanmış olması gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesine aykırı olarak tekerrür uygulaması yapılması,
b) 01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY ile 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasalar uyarınca yeniden uyarlamasının yapılarak sonucuna göre davanın düşmesine kararı verilip verilmeyeceği araştırıldıktan sonra, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4 -Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.02..2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/1754, K. 2012/3572, 29 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama