KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/17631 E., 2010/4458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b-son, 31/3, 116/1, 119/1-c-son, 31/3. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı Kanun un 58/6. maddesi uyarınca mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair, ANTALYA 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2007 tarihli ve 2007/1200 esas, 2007/1535 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/06/2008 gün ve 35044 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/07/2008 gün ve 138695 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
1- Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan bahisle, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesinde yer alan "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın sabıkasına esas eylemini işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2007 gün ve 2007/1535 sayılı kararı ile ‘sanığın yüzüne karşı verilen kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye yazılı yada sözlü başvuru ile temyiz yasa yoluna başvurulabileceği’ şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli, süresi ve merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediği ve sanığa kararın da tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1- Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2007 gün ve 2007/1535 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17631, K. 2010/4458, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama