KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/17646 E., 2010/4589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Geceleyin bina dahilinde hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, KUŞADASI 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2005 tarihli ve 2004/278 esas, 2005/331 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/06/2008 gün ve 2008/34352 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2008 gün ve KYB.2008/135664 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Sanık hakkında Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesi gereğince verilen 3 yıl hapis cezasının, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 12/2. maddesi uygulanarak 30/03/1998 tarihli 1997/622 esas, 1998/184 sayılı kararı ile verilen ve 17/05/2003 tarihinde infaz edilen 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası tekerrüre esas alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 81/2. Maddesi gereğince 1/6 oranında arttırılarak fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı’nın huzuru ile isteme uygun yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği,
ancak Kuşadası 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2005 tarih ve 2004/278-2005/331 sayılı kararında, kanun yollunun ne olduğu, başvuru yöntemi ve süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, hükümlünün iradesinin yanıltıldığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği,
kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında
1-Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2005 tarih ve 2004/278 - 2005/331 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17646, K. 2010/4589, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama