KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/21058 E., 2011/8790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde
Hükümlü hakkında kurulan Karabük 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2003 gün ve 2003/60 Esas 2003/628 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ...’ye ilişkin ilk hükmün, bu sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2005 tarih 10-2004/37366 sayılı yazısı ile özetle “ 31.03.2005 günlü resmi gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 8.maddesinin 2.fıkrasındaki, Bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup,
temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarının lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirilmesi açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade edilebilir. ” gerekçesiyle iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın yargılamaya katılarak 01.05.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
hükümlü hakkında verilen 16.12.2003 gün ve 2003/60 Esas, 2003/628 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; sanık hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Ancak;
Suçu diğer faillerle birlikte işleyen sanığın neden olduğu yargılama giderinden ayrı ayrı sorumlu tutulması yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21058, K. 2011/8790, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama