KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/22729 E., 2010/13466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Nakil vasıtasında yankesicilik suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/6-7-son, 62, 522/son, 81/2 maddeleri gereğince 3 sene 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2002 tarihli ve 2002/470 esas, 2002/860 sayılı kararın infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun’un 142/1-c, 35/2, maddeleri uyarınca 1 sene 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın çektirilmesine ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair, BALIKESİR 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2005 tarihli ve 2002/470 esas, 2002/860 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 06/10/2008 gün ve 2008/11516/49048 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 04/11/2008 gün ve KYB.2008/211071 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 13/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde,
2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fikrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fikrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/404-12 14 sayılı mahkümiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle;
suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/22729, K. 2010/13466, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama