KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/3599 E., 2010/8169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık ve hırsızlık malı almak
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmün sonunda yer alan yasa yoluyla ilgili bölümde; yasa yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağına ilişkin “tefhim ve tebliğ tarihinden” biçimindeki açıklamanın, kimin için tefhim, kimin için de tebliğ tarihinden sonra sürenin başlayacağı hususunda bir açıklık içermemesi nedeniyle yanıltıcı nitelikte olduğu ayrıca yasa yoluna başvuru biçiminin eksik gösterilmesi nedenleriyle geçerli bir tebliğe bağlanan sonuçları doğurup, sürenin başlamasını sağlamayacağı ve katılan Kurum vekilinin 13.11.2007 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hükümlüler ... ..., 1975 doğumlu ..., ..., ..., ..., 1985 doğumlu ..., ... ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlüler ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., 1975 doğumlu ......, ..., ..., ..., 1985 doğumlu ..., ... ... ve ... hakkında kurulan Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.5.2003 gün ve 2000/16 – 2003/337 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...’ya ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.10.2005 günlü ilamıyla anılan sanıklar yönünden lehe yasaların belirlenmesi için kararın bozulması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., 1975 doğumlu ..., ..., ..., ..., 1985 doğumlu ..., ... ... ve ...’in de tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; adı geçen hükümlüler hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlüler yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
27.05.2003 gün ve 2000/16-2003/337 sayılı hükmün sanıklar ... ve ...’nın yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.10.2005 gün ve 2004/12824 – 2005/11591 sayılı ilamıyla adı geçen sanıklar yönünden, karar başlığına katılan Kurum’un yazılmaması, sanık ... hakkında toplu uygulama yapılması, yargılama giderlerinin ayrı ayrı yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi ve 5237 sayılı TCY.nın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe hükmün belirlenmesi için bozulduğu ve bozmadan hükmü temyiz etmeyen ...’nın da yararlanmasına karar verildiği, hükümlü ...’nın temyizi bulunmadığından,
adı geçen hükümlü yönünden hükmün kesinleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/3599, K. 2010/8169, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama