Hükümlü hakkında kurulan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2004 gün ve 2003/104 Esas, 2004/872 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar ... ve ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar savunmanları tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2005 gün 2004/236728 sayılı yazısı ile “31.03.2005 günlü Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Kanununun 8. maddesindeki 2. Fıkrasındaki, Bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilke derece mahkemelerince verilmiş olup,
temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iade edilir” denilerek iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen sanığın yargılamaya katılarak 12.04.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; somut olayda.
5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, hükümlü hakkında verilen 18.10.2004 gün ve 2003/104 Esas, 2004/872 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel
Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2.hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü hakkında yeniden kurulan 2.hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,