Temyize konu kararda “ Her ne kadar ... hakkında da duruşma açılmış ise de, sanık hakkındaki kararın 15.10.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, bu kişi hakkında tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verildiğinin anlaşılması karşısında; adı geçen hükümlü hakkında 5320 sayılı CMK'nın 223. maddesi hükümlerine göre temyizi olanaklı bir karar bulunmaması nedeniyle hükümlü ... savunmanının temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-O yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... hakkındaki suç eşyasını kabul etme suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesine gelince:
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 512. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 10.07.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 01.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.