KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/1814 E., 2010/2494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Balıkesir Sulh Ceza Mahkemesinin 26/12/2003 gün ve 2002/1767-2003/1681 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...’ya ilişkin ilk hükmün, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE,
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık ...’un önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 15/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasanın 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ...’nın yakınan ile uzlaşmak istediklerini bildirdikleri, 22/01/2008 tarihli oturumda ise, yakınanın kendisine çıkarılan açıklamalı çağrı kağıdının tebliğinden itibaren yasal üç günlük süreden sonra uzlaşma hususunda dilekçe sunduğunun belirtilmesi karşısında; denetime olanak sağlaması açısından, anılan dilekçenin dosya içerisinde bulundurulmaması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılıp, suçtan zarar gören yakınanın zararını giderip gidermeyecekleri sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle; nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden, anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/1814, K. 2010/2494, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama