KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/18912 E., 2012/10242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2009 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2006 gün 2006-6338 esas sayılı iddianamesi ile açılan davanın Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/542 – 2006/468 esas- karar sayılı 06.12.2006 günlü kararı ile Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/372 esas sayılı dosyası ile irtibatlı görülerek birleştirildiği bu durumun 04.12.2006 günlü oturumda taraflara okunduğu,birleştirilen dosyada suç tarihi 08.07.2006 olup ve sanık ...'ün adı geçen yakınana yönelik yağma eylemi ile ilgili olduğu,
sanıkların 12.07.2006 günlü ... ve ...'ın mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma eylemiyle hukuki ve fiili bağlantısının bulunmamasına karşın birleştirme kararı verildiği, mahkemenin temyize konu 27.12.2006 gün ve 2006/372-2006/523 Esas sayılı kararında adı geçen sanığın ...'e yönelik yağma eyleminden hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında birleştirilen dosyada zamanaşımı süresinde mahallince karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında yazılmayan suç tarihinin yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
I- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede
Sanık hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2006 günlü iddianamesinde sanık ... ile birlikte mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma eyleminin iki mağdura yönelik olduğu ve iki mağdurdan suça konu üç cep telefonunun yağmalandığı betimlenerek sanığın bir kere cezalandırılmasının istendiği, mahkemecede temyize konu kararda sanığın iki eyleminin kabul edilmesine karşın, iştirak halinde “mağdurlara yönelik yağma suçunu işlediği” kabul edilip bir kez cezalandırılmasına hükmolunması;
sanıklardan ...’ün eylem anında cep telefonlarını yağmalamadan önce mağdur ...’in cep telefonundan zorla telefon köntörü transferini yaptırdığı 15 adet telefon kontörünün iade edilmediği ayrıca sanıkların mağdurlardan yağmaladıkları üç adet cep telefonundan bir tanesinin ...’ün yakalandığında üst aramasında bulunup mağdur ...‘e iade edildiği, sanık ...’ın yakalandığında ise diğer iki cep telefonunu sattıkları yeri söyleyerek mağdurlara iadesinin sağlandığı,
mağdur ...’e olay günü yağmalanan iki telefonundan bir tanesinin adı geçen sanık üzerinde el konulup iade edilmesi ve diğer mağdur ...’den transferi yapılan köntür bedellerininde iadesinin sağlanmadığı taraf anlatımları ve tutanaklardan belirlenmiş olması karşısında; her iki mağdura yönelik kısmi iade nedeniyle mağdurların rızası sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/3-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması;
karşı temyiz olmadığından oluş ve dosya kapsamına göre de yağma eyleminin silahla işlenmemesine karşın, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a) bendinin de uygulanmış olması, alt sınırdan temel cezanın belirlenmesi nedeniyle, sonuca etkili olmadığından bu hususta bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince
Hüküm Kurulan dosya ile birleştirilen Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.08.2006 gün ve 2006/302 -2006/233 esas- Karar sayılı dosyasında sanık ...'nün nüfus ve sabıka kaydı getirtilip 22.08.2006 tarihli duruşmada sanığa okunduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşünce benimsenmemiş;
Ancak;
19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/18912, K. 2012/10242, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama