KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/20824 E., 2010/3007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... savunmanı Av. ...’nın 02/03/2009 tarihli temyiz başvurusundan sonra, sanığın 03/03/2009, kanuni temsilcisi annesi Nurda Çetin’in 15/04/2009 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri anlaşılmış ise de; temyizden vazgeçme istemini içerir dilekçelerin verildiği tarihlerde sanığın 18 yaşını doldurmadığı, 30/12/2009, 25/01/2010, 02/02/2010 ve 10/02/2010 günlü sanığa ait dilekçelerdeki ifadelerin ise temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtmadığı, anılan savunmanın temyiz başvurusunun geçerli olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
I-“Hırsızlık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-“Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/07/2008 tarihinde kesinleşen 2007/1170-2008/808 sayılı kararı ile 1 yıl 4 ay hapis cezasına dair hükümlülüğünün bulunduğunun anlaşılması karşısında; “hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK.nun 50/3. maddesi uyarınca 1. fıkradaki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği” yönündeki tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç ve hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı TCK.nun 253, 254. maddeleri uyarınca, sanık ve yakınana uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/20824, K. 2010/3007, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama