Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, şahsi çeviklik ile hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 493/1. fıkrasına uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin 2. fıkrası ile hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY'nın 193/1. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 11.01.2005 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.