KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/23654 E., 2010/16431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Kimliği hakkında yalan beyanda bulunma, Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık ...'un, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
A- Sanık ... hakkında hırsızlık ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2- Sanığın önceki hükümlülüklerinden en ağırı yerine iki ayrı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması suretiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak,
yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCY.nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “sanık hakkındaki Beykoz Asliye Ceza Mahkemesinin 12.6.2001 gün ve 836-768 sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık ... hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5271 sayılı CMK.nun 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianamede düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Hırsızlık eyleminin kalkışma aşamasında kalmış olması ve ne alacaklarının belli olmaması karşısında sanık ...'a ait ... plakalı aracın zoralımına karar verilemeyeceği gözetilmeden anılan aracın ne şekilde suçta kullanıldığının kanıtları gösterilip tartışılmadan yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/23654, K. 2010/16431, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama