KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/7111 E., 2010/14014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Ağıldan hayvan hırsızlığı, lüzumuna göre açıkta bırakılmış mahsul ve zirai alet hırsızlığı suçlarından sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/5, 522, 523. maddeleri gereğince 9 ay 10 gün hapis cezası, anılan Kanun’un 492/8-son, 523. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası, aynı Kanun’un 492/8, 522. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, MUSTAFAKEMALPAŞA Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2003 tarihli ve 2001/580 esas, 2003/137 sayılı kararının infazı sırasında, 0 1/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
yeni Kanun’un sanık lehine düzenleme getirmediği anlaşılmakla, önceki hükmün aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 10/08/2006 tarihli ve 2006/140 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.02.2009 gün ve 8292 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 12.03.2009 gün ve KYB.2009/51335 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.03.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/7111, K. 2010/14014, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama