KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/10647 E., 2011/3370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’ın av. ...’nin katılımıyla savunması alındıktan sonra, bilgisi dışında av. ... ...’ın savunman olarak atanarak yargılamaya devamla hüküm kurulduğu ve av. ... ...’ın hükmü temyiz etmediğinin anlaşılması ve ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7-56 sayılı kararında açıklandığı gibi, kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin, kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı ve sanık ...’ın kararı öğrenmekle yaptığı 29.11.2007 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla her iki sanık hakkında yapılan incelemede;
Sanıkların getirtilen adli sicil kaydındaki nüfus kayıt bilgilerinden anne isimlerinin yanlış yazılmış olduğu gözetilmeden, hükme dayanak yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/10647, K. 2011/3370, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama