16.07.2004 gün ve 2003/460-2004/238 sayılı hükmün sanık ... Künili’nin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29.11.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yararlandırılmasına karar verilmiş ise de.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemektir.
Bu açıklamalar ışığında, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanığın yararlanma olanağı bulunmadığından, sanık ... hakkındaki hükmün, kesinleşen kararın uyarlanması niteliğinde olduğu ve bu nedenle, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle
lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... Künili hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlü ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.