KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/231 E., 2013/3027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Üst Cumhuriyet Savcısı, sanıklar savunmanı, hükümlü savunmanı
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının incelenmesinde:
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra Üst Cumhuriyet Savcısı hükmü temyiz ettiğinden, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında yapılan incelemede
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sokakta park halinde duran suça konu motosikletin, gündüz vakti üç sanık tarafından birlikte hareket edilerek, çay kaşığı anahtar gibi kullanılmak suretiyle kontak anahtarı yuvasına uydurulup, motorunun çalıştırıldığı ve bu şekilde çalındığı; mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince yapılan değerlendirmede de eylemin 765 sayılı Yasa çerçevesinde 493/2-son maddesinin tatbikini gerektirdiği anlaşılıp kabul edildiği ve buna göre lehe yasa belirlendiğine göre, sübut bulan eylemin 5237 sayılı Yasa kapsamında 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden, 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
2-07.06.2004 tarihinde işlenen suç nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinde 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki düzenleme gereğince, sanığın cezasından (1/2) oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, (1/3) oaranında indirim yapılması,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522/1 (normal değer), 55/3, 59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması,
4- Suç tarihi itibariyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca, sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ya da aynı Yasa'nın 3. fıkrası uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/231, K. 2013/3027, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama