KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/24470 E., 2013/7116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Çarşamba Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2005 gün ve 2003/637 esas, 2005/70 sayılı ilamının (765 Sayılı TCK.nun 491/4-son, 61/1, 522.maddeleri gereğince 2'şer ay 20'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmala- rına dair) aynen cezanın infazına ilişkin
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde ... kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.
Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.
Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.
İnceleme konusu somut olaya gelince; her iki Yasa hükümlerinin bir bütün olarak uygulanması durumunda, 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kurulan hükmün açıkça hükümlü yararına olduğu ve uyarlama yargılamasının duruşma açılarak yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/24470, K. 2013/7116, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama