KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/4055 E., 2011/48179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk-son maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 01.08.2002 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlüler ... ve ... hakkında, Çorum Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.02.2004 tarih ve 2003/10 esas, 2004/58 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar
arasında çatışmayı önlemektir.
Bu açıklamalar ışığında, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanığın yararlanma olanağı bulunmadığından, sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün, kesinleşen kararın uyarlanması niteliğinde olduğu ve bu nedenle, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın,
farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlüler ... ve ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/4055, K. 2011/48179, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama