KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/12966 E., 2013/23044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık, katılanı, ablası ile tanıştıracağını belirterek evine götürüp, kapıyı üzerine kilitleyerek bir saat boyunca elindeki demir parçası ile korkutup ölümle tehdit etmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu işlediğinin iddia edilmesi nedeniyle, anılan suçtan sanık hakkında zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Yağma suçunun konutta işlendiği ve sanığın yağma suçunu işlemek için kullandığı demir parçasının, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-f maddesinin 4. bendi uyarınca, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile yapısı itibariyle fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olması özelliğiyle silah olarak kabullü gerektiğinden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1.maddesinin (a) ve (d) bendinden uygulanma yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve ayrıca sanık, katılandan yağmaladığı paralardan bir kısmını yakalanmadan önce rızası ile iade etmiş ise de,
kalan bir kısım parayı katılan talep ettiği halde iade etmeyip olay yerine gelen kolluk kuvvetlerine, üzerinden çıkarıp teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; yakalanan sanığın üst aramasında ele geçirileceği muhakkak olan katılana ait suça konu bir kısım paranın teslim edilmesinde, sanığın bizzat pişmanlık duyarak teslim iradesini ortaya koymadığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK 168/4. maddesi uyarınca mağdurun rızası sorulmadan aynı kanunun 168/3. maddesi ile cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan şartla tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/12966, K. 2013/23044, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama