İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16619 K.2014/560

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2011/16619Karar2014/560Tarih14 Ocak 2014Okuma4 dk · 830 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2011/16619 E., 2014/560 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2014
Tebliğname No
6 - 2009/43213
Mahkemesi
Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
21/03/2008
Numarası
2004/275 (E) ve 2008/163 (K
Suç
Hırsızlık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

830 kelime·4 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Belli bir olay ile ilgili suç işlediği izlenimini veren ve hakkında herhangi bir araştırma yapılan kişi, şüpheli statüsüne girer. Şüpheli muhakeme hak ve yetkilerine sahiptir.

Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir.

Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerine belirliliğe terk eder.

Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır.

Kanaati meydana getiren delillerin tek tek değerlendirilişi kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük teşkil ediyorsa, bir bütünün birbiri ile uyuşan ve birbirini tamamlayan parçaları ise, bu hakiki delildir. İspat konusu, gerçeğin bir parçası olan olay hakkında hüküm vermektir.

Gerçekten Hakim geçmişte ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmeye mecburdur. elindeki imkan, bu gündür.

Bu günden maksat da, varlığını duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte “delil” budur.

Delillerin bu günün akılcı anlayışına göre, Hakimin kanaati, ispat edilmesi istenen olayların tahlil ve tetkiki ile lehe ve aleyhe bütün şartları tenkit ve değerlendirmesinin mahsulü olacaktır. İspat edilmesi gereken şüpheli olandır. Delillerden biri de tanıktır. Tanık taraflardan olmayan, fakat olay hakkında görgü ve bilgisi olmuş bir kişinin, o olay hakkında beş duyusu ile edindiği sübut konusunda karar verecek mahkeme ve/veya Hakim huzurundaki sözlü beyanıdır. Sanık dışında herkesin bu konumda ele alınabileceği dikkate alınarak, değerlendirme yapılacağı muhakkaktır. Bu genel ilkeler ışığında;

Somut olaya gelince;

Yakınan M.. P..'ın 27.03.2004 günü saat 05:20'deki anlatımında; aynı gün saat 01:30 sıralarında M.. K.. P.. Mahallesi, Beyoğlu Caddesinde bulunan bir içkili lokantadan çıkarak, iş yerine gitmek için aynı mahalle M.. Caddesinde yürüdüğü sırada polis merkezinde adlarını T..

A.. ve A..Ç.. olarak öğrendiği kişilerin durdurduğunu, sanık T..'ın “ Bu saatte kirli elbiselerle nereye gidiyorsun” dediğini, kendisinin iş giysileri olduğunu belirtmesi üzerine, bu saatte insanın ne işi olur ki diye bağırmaya başladıklarını, bağrışmanın bir süre devam ettiğini, sanık Tufan'ın ensesinden tuttuğunu, diğerinin de omuzundan tutarak yere yatırdığını, yerde bir süre aralarında boğuşma geçtiğini, bu iki kişinin yanından koşarak ayrıldıklarını, önce cebindeki cep telefonunun olmadığını fark edince cep telefonum çalındı polis diye bağırdığını, yanına gelen tanık M..

C..'ın kaçan sanıkların peşinden koştuğunu ancak yakalayamadığını, kendisinin çorabının içindeki 1.100.000.000 lirayı ( 1.100 lira ) kontrol etmesiyle bu paranında yerinde olmadığını anladığını, polisin aramasıyla cep telefonununun çuvalının içinde bulunduğunu, kendisinin polis aracına binerek ararken ara sokakta sanıkları gördüklerini beyan ettiği;

27.03.2004 tarihinde düzenlenen “yakalama, zapt etme ve üst arama” tutanağına göre, saat 01:50 sıralarında M.. Caddesi üzerinde alkollü bir kişinin cep telefonu ve paramı çaldılar diye bağırması üzerine yanına gidildiğini, yakınan M.. P..'ın araca alınarak şahısların arandığını O.. Caddesinde bulunan ekmek fırınının önüde elinde sopa olan tanık M.. C..'ın görüldüğünün ve eşgale uyan iki kişinin fırının arkasına kaçtığını söylemesi üzerine, yakınanın cep telefonunun arandığı ve çaldığının duyulduğu, sese gidildiğinde çuvalların arasında telefonun bulunduğu, fırının yan sokağında görülen ve yakınan ile tanığın onlar olduğunu söylemesi üzerine sanıkların yakalandıkları;

Sanık H.. Ç..'in kollukta önce adının A.. Ç.. olduğunu söylediği ancak daha sonra adının H.. Ç.. olduğunu açıkladığı;

Tanık ..

C..'ın ise kollukta yakınan ile sanıkları tartışırken gördüğünü, pastaneye girip alış veriş yaptıktan sonra çıktığında yakınanın cep telefonunun çalındığını söylediğini, koşan iki kişiyi görüp izlediğini ancak kaybettiğini, kendisini korumak için fırının önünden sopa alıp, yakınanın yanına döndüğünü polisin geldiğini, kaçış yönlerini araştırıp bulamadıklarını polisin telefonu aramasıyla un çuvalının içinden gelen sesi duyup, telefonun bulunduğunu kendisinin adresini vererek ayrıldığını daha sonra kolluğun evine geldiğini ifade vermeye gittiğini anlatması ve iddianame içeriğinde de “aralarında münakaşa ve kavga meydana geldiğini,

kavga sırasında yakınana hissettirmeden cep telefonu ile parasını çaldıkları, sanıklar olay yerinden uzaklaştıktan sonra yakınanın, alınanların yokluğunu fark ettiğinin ” ;

Sanıkların ise tüm aşamalarda yakınanı yerde yatarken gördüklerini yardımcı olmaya çalışınca bağırdığını parasını veya cep telefonunu almadıklarını suçsuz olduklarını savunmaları;

Mahkemece olayın tek tanığı M.. C..'ın adresinin kolluk aracılığı ile araştırıldığı, yakınanın ise dinlenmesinden vazgeçildiği ve ayrıntılı bilgilerine başvurulamadığının anlaşılması karşısında;

Tanık ve yakınanın adres kayıt sistemindeki adresleri de dahil olmak üzere tüm adresleri araştırılıp, olayla iligili bilgilerine başvurulması ve beyanlar ile tutanak arasındaki çelişkilerde giderilip, sanıkların haksız fiil teşkil eden eylemlerinin hukuki vasıflandırılması da yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, ayrıca mevcut iddia ve savunmaya göre birini diğerinden üstün kılan nedenler de denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan eksik soruşturma ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/16619, K. 2014/560, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/16619
Karar No
2014/560
Tarih
14 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16622 K.2014/536
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16624 K.2014/268
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16625 K.2014/261
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16627 K.2014/863
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16631 K.2014/1036
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/16652 K.2014/66

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.