KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/16964 E., 2012/11743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet
- Hüküm
- 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan beraat, sanıkların eylemi TCK.nun 150/1.maddesi delaletiyle 106/2-a-c maddesi kapsamında silahlı tehdit suçunu oluşturduğundan bu suçtan mahkumiyetlerine
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Belli bir olay ile ilgili suç işlediği izlenimini veren ve hakkında herhangi bir araştırma yapılan kişi şüpheli statüsüne girer. Şüpheli kişide muhakeme hak ve yetkilerine sahiptir.
Yargılanacak her uyuşmazlık da; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklindeki özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup bundan geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olayla karşılaştırılacak hukuki norm ve olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır, maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Hukuki durumun tespiti durumun tespiti olacaktır.
Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi ile şüphe yerini belirliliğe terk eder.
Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispata aranan belirlilik ortaya çıkar. Her olayda lehe ve aleyhe delil vardır.
Kanaati meydana getiren delillerin tek tek değerlendirilişi kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük teşkil ediyorsa bir bütünün birbiri ile uyuşan birbirini tamamlayan parçaları ise bu hakiki delildir. İspat konusu hüküm verme gerçeğinin bir parçası olan olay hakkında hüküm vermektir.
Gerçekten Hakim geçmişte ne olduğunu nasıl olduğunu bilmeye mecburdur. Elindeki imkan (bugün) dür. Bu günden maksat da, bu gün var olan ve varlığı duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte "delil" budur.
Delillerin bu günkü akılcı anlayışına göre Hakimin (kanaati) ispat edilmesi istenen olayların tahlili bir tetkiki ile lehe ve aleyhe bütün şartları tenkidi ile değerlendirmesinin mahsulü olacaktır. İspat edilmesi gereken şüpheli olandır. Delillerden biri de tanıktır. Tanık taraflardan olmayan fakat olayın tanığı olmuş bir kişinin o olay hakkında beş duyusu ile edindiği sübut konusunda karar verecek mahkeme ve/veya Hakim huzurunda tanıklık yapanın sözlü beyanıdır. Sanık dışında herkes bu konumda ele alınabileceği dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı bir muhakkaktır.
Dosya kapsamında ise;
Sanık ... 06.04.2009 tarihli duruşmadaki savunmasında ve aşamalarda; müşteki ...'ın abisi ...'un arkadaşı olduğunu, abisinin müştekiden bir miktar alacağı olduğunu, olay sırasında olay yerinde olmadığını, olay günü saat 16:00 sıralarında ... köyünde dayısı ...'ın evinde olduğunu, ... köyüne gitmediğini, suçsuz olduğunu belirttiği,
Sanık ... 05.11.2008 tarihli duruşmadaki savunmasında; Bahsi geçen tarihlerde başka suçtan dolayı yakalama emriyle arandığından dolayı Mersin ilinde olduğunu, iddia edilen eylemle alakası olmadığını, müştekileri tanımadığını, ...'ın yeğeni olduğunu, ...'ü tanıdığını, ... ve ...'un çocukları olduğunu, oğlu ...'un ...'dan alacağı olduğunu, miktarını bilmediğini, çocuklarının ve arkadaşlarının böyle bir olaya karışıp karışmadığını bilmediğini,
Sanık ... 23.07.2008 tarihli duruşmadaki savunmasında; ...'dan alacağı olduğunu, alacağını istemek için kendisi, amcasının oğlu ... ve arkadaşı ... ile ...'nin evine gittiklerini, kendisinden alacağını istediğini, para falan yok dediğini, icraya vereceğini söylediğini, ...'nin sinirlendiğini tartıştıklarını, hakaret etmediklerini, ... ve yanındakilerin kendine vurmaya çalıştıklarını, kendini korumaya çalıştığını, dışarıdan silah sesi gelince kendisini ve arkadaşlarını bıraktıklarını, arabaya binerek olay yerinden ayrıldıklarını, yanlarında silah olmadığını,
Sanık ... duruşmada özetle; olay günü amcasının oğlu ...'ın ...'dan alacağı olduğunu söylediğini, alacağını almak için kendisi, amcasının oğlu ve ...'le beraber ...'nin evine gittiklerini, güzel şekilde oturup konuştuklarını, ...'un senedi icraya vereceğini söylediğini, evin içerisindeki gençlerin sözlü olarak ...'la tartıştıklarını, tarafları ayırmaya çalıştığını, tehdit olayı olmadığını, dışarıda bulunan kadınların bağrıştığını, dışarıdan birkaç el silah sesi geldiğini, ortalığın karışması sebebiyle köyden ayrıldıklarını,yanlarında silah olmadığını,
Sanık ... duruşmada özetle; olay günü arkadaşı ...'un ...'den alacağı olduğunu söylediğini, bunun üzerine ...'nin evine arkadaşı ..., ... ve kendisinin gittiklerini, diğer sanık ...'in yanlarında olmadığını, bir çok koruyucu olduğunu, köyün kalabalık olduğunu, ...'in ...'den alacağını istediğini, tartışma olduğunu, tehdit olmadığını, yanlarında silah olmadığını, dışarıdan silah sesleri gelince evi terk ettiklerini,
Sanıklar ..., ... ve ... soruşturma aşamasında ortak beyanlarında; üçü birlikte ...'nin evine ...'un alacağını almak için gittiklerini, evde pamuk toplanması sebebiyle kalabalık bir grubun olduğunu, ...'un alacağını isteyince tartışma yaşandığını, 20-30 kişilik grubun kendilerine vurmaya başladıklarını, dışarıdan silah sesleri geldiğini, bunun üzerine vurmayı bıraktıklarını ve geri geldiklerini belirttikleri,
Müşteki ... duruşmada; şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini, silahla tehdit ya da tartışma olaylarının olmadığını, olay sırasında ...'nin evinde olduğunu, eve ..., ... ve ...'nın geldiklerini, oturduklarını, tehdit olayının olmadığını, sanıklar ... ve ...'in gelmediklerini jandarmada verdiği ifadesinin ...'nin ifadesiyle aynı olduğunu, ancak şuan huzurda verdiği ifadenin doğru olduğunu, ne kendisine ne de diğer mağdurlara yönelik tehdit olayının olmadığını belirttiği,
Müşteki ... duruşmada özetle; şikayetçi olmadığını, olay günü ...'nin evinde kendisi, ... ve ...'nin oturduklarını eve ..., ... ve ...'nın geldiklerini, ... ve ... arasında alacak verecek meselesi yüzünden tartışma olduğunu, tehdit olayı olmadığını silah kullanılmadığını, bir ara elektriklerin gittiğini, ortalığın kalabalıklaştığını, silah seslerinin dışarıdan geldiğini, olay yerinde ... ve ...'in olmadığını belirttiği,
Müşteki ... beyanında; sanıklardan şikayetçi olmadığını, ...'tan mercimek aldığını, borcu olduğunu, borcunu ödediğini,ancak senedini almadığını, ...'un borcunu ödediğini unuttuğunu, bu nedenle aralarında tartışma olduğunu, olay günü evine ..., ... ve ...'nın geldiklerini, alacak verecek meselesi yüzünden yüksek sesle tartışma olduğunu, kimsenin kimseye silah dayamadığını, tartışma nedeniyle gelip gidenlerin olduğunu, bu nedenle kalabalık olduğunu, elektriklerin kesildiğini, bu sırada dışarıdan silah sesleri geldiğini, şimdiki ifadesinin doğru olduğunu, eve ... ve ...'in gelmediğini ifade ettiği,
Müştekiler ..., ... ve ... soruşturma aşamasındaki ortak beyanlarında; öncelikle jandarmada alınan beyanlarında; olay günü beş altı kişinin eve geldiğini, kendilerine silah çektiklerini, para verin paranız yoksa arabanızı verin dediklerini,
Savcılıkta; alacak verecek meselesi yüzünden konuşulduğunu, konuşma bittikten sonra sanıkların evden ayrıldıklarını, tam bu sırada elektriklerin kesildiğini, beş altı el silah sesi geldiğini, kendilerini tehdit etmediklerini belirttikleri anlaşılmıştır.
Yukarıda da izah edildiği üzere, hakim öncelikle; meydana gelen olayın ne şekilde gerçekleştiğini, eylemin sanıkların bizzat kendisi tarafından işlenip işlenmediğini, eylemin başkaca nitelikli halleri dahil tüm unsurları ile tipik olup olmadığını, yeterli ve ikna edici delillerle ortaya koyması, denetime olanak verecek bir biçimde yasal ve yeterli gerekçelerini ayrı ayrı karar yerinde göstermesi gerekir.
Hal böyle iken;
1-Sanıklardan ... yargılamanın her aşamasında ısrarlı bir şekilde suça karışmadığını,olay tarihinde ... köyünde dayısı ...'ın evinde olduğunu savunmasının anlaşılması karşısında; ismi geçen şahsın tanık olarak beyanına başvurulması,
2-Mağdurların ilk beyanlarında, olayın meydana geldiği evde kadınlar bulunduğunu, sanıkların kadınlara da saldırdığını, sanıklar ..., ... ve ...'ün de kendilerine 25-30 kişilik bir grubun saldırdığını savunmaları dikkate alınarak olayı görenler saptanarak tanık olarak dinlenmeleri,
3-Soruşturma aşamasında savunması alınamayan ve bu sebeple hakkında yakalama emri düzenlenen sanık ...'ın savunmasında olay tarihinde Mersin ilinde bulunduğunu iddia etmesi karşısında; sanık cep telefonu kullanıyorsa numarası tespit edilerek sanığa ait cep telefonunun hangi baz istasyonlarından sinyal aldığının tespit edilerek savunmanın araştırıldıktan sonra kanıtların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken sırf mağdur ...'ın sonradan kovuşturma aşamasında değişen beyanlarına dayanılarak eksik soruşturmayla sanıklar hakkında hükümlülük kararı verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/16964, K. 2012/11743, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama