KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/17340 E., 2012/2550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Mala zarar vermek , iş yeri dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- İşyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için kurulan hükümlerin incelenmesinde:
İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için kurulan hükümde temel uygulama madde ve fıkrasının “5237 sayılı TCK'nın 116/2.” olması gerekirken, hükümde “116/1” olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanığın koşullu salıverilme süresince “kendisinin alt soyu üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,
yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendisinin alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... ile diğer sanığın suça konu eşyayı yakınana ait binanın önüne çıkardıkları, bir kısmını hurda taşımada kullanılan arabaya yükledikleri sırada, ihbar üzerine gelen polisler tarafından binanın önünde yakalandıkları anlaşılıp kabul edildiğine göre, somut olayda hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kaldığı ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35/1-2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanığın koşullu salıverilme süresince “kendisinin alt soyu üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/17340, K. 2012/2550, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama