KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/19572 E., 2012/19279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanıkların ortağı oldukları ... Asansör San.Tic.A.Ş ile katılanın sahibi olduğu ...
Uluslararası Yapı San.ve Tic.Ltd.Şti arasında 4 adet insan asansörünün imal ve montajı hususunda sözleşme düzenlendiği,asansörlerin işler vaziyette teslimini müteakip yüklenici ... şirketi tarafından düzenlenecek faturadaki KDV tutarının sanıkların ortağı oldukları ... şirketine ödeneceğinin sözleşme ile kararlaştırıldığı,suç tarihi öncesinde iş bedelinin tamamının ödenmiş olduğu, iş bitiminde 241.195, 50 TL tutarında faturanın kesilip katılanın sahibi olduğu şirketten bu bedelin KDV'si olan 35.045, 50 TL talep edildiği, ancak asansörlerin çalışır vaziyette olmadığı,
ayıplı olduğu ileri sürülerek bu bedelin ödenmediği,bu nedenle taraflar arasında ihtilaf meydana geldiği, davacı ... şirketi tarafından davalı ... şirketi aleyhine KDV bedelinin ödenmesine yönelik 12.2.2001 tarihinde açılmış olan davanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin 7.2.2002 tarihli kararı ile “davacının dava tarihi itibariyle sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğinden” bahisle reddedildiği, ... şirketinin “asansörlerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle cezai şartın tahsiline” yönelik açmış olduğu davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği,
taraflar arasında düzenlenen 3.7.2003 tarihli ibraname ile karşılıklı protokol uyarınca anlaştıkları ve davalarını geri aldıkları; sanıklar ... ve Tevfik ...'in, ihtilafın başladığı 2001 yılı Şubat ayından itibaren baskı ve tehdit yoluyla parayı katılandan almaya çalıştıkları, bu amaçla yanlarında çalışan sanık ... aracılığı ile katılanı tehdit ettikleri,
anılan sanıkların azmettirmesi neticesinde sanık ...'nin katılana silahlı saldırı planladığı ve bu işi gerçekleştirmeleri konusunda yanında çalışan elemanları sanık ... ile evrakı tefrik edilen sanık ...'yi görevlendirdiği,sanık ...'un gözcülük yaptığı olayda Mahsuni'nin 3.4.2001 günü evinden çıkıp arabasına binen katılanın aracına doğru korkutmak maksatlı ateş ettiği;
sanıklar ... ve ...'ın iddia ettikleri ve kendilerine ait olduğunu kabul edip inandıkları bir hakkı sağlamaya yönelik eylemlerinin 765 sayılı TCY'nın 308/3.maddesine uyan silahla kendiliğinden hak alma, 5237 sayılı TCY'na göre ise 150/1.madde yollamasıyla aynı Yasanın 106/2-a-c maddesine uyan tehdit suçunu oluşturacağı, asansörlerin çalışmasında sakınca bulunmadığına ilişkin Konak Belediye Fen İşleri Müdürlüğünün 22.12.2000 tarihli yazısı,asansörlerin imalatının tamamlandığı ve çalışır vaziyette olduğuna ilişkin İzmir 5.Sulh Hukuk Mahkemesi marifetiyle yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulduğunda,
açılan alacak davasının aleyhlerine sonuçlanmasının suç vasfını değiştirmeyeceği,hak sahibi olduğu inancıyla eylemin yapılması kendiliğinden hak alma suçunun oluşması için yeterli olup ayrıca iddianın kanıtlanmasının gerekmediği, bu durumun 765 sayılı TCY'nın 308/4.maddesi uyarınca cezada indirim nedeni olduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması kanuna aykırı ise de;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 308/3. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre,aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 150/1.madde yollamasıyla 106/2-a-c maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 3.4.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/19572, K. 2012/19279, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama